Geleceğin geçmişinde bir gelmemiş gelecek… (Bölüm 1)

Tarih: 17 Haziran 2016.

Yer: Hammerfest Yerel Hava Limanı – Kuzey Norveç.

Bir uçakta bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk… Ne diyom lan ben pardon bu fıkraydı…

Dassault Falcon 8X model iş jeti içinde 12 bilim insanı ile piste iniş yapar. Bu grup zaman uzayında ileriye doğru yolculuk yapılabileceğini savunan kişilerden oluşmuştur. Öyle ki “Nasıl” sorusuna verdikleri cevap ile bilim camiası tarafından dışlanmış, toplumda gülünç bulunmuşlardır. Yirmi iki yıl süren bu girişimin ilk meyvelerini toplamak için bir çok ülke, kurum, ve özel kuruluşların bağışlarıyla inşaa ettirdikleri araştırma üssüne ulaşırlar. – Olay ne, noluo burda ? – Dur anlarız şimdi…

ZAE adı verilen üsse ulaştıklarında diğer araştırma üstlerinin aksine yer altında yüzlerce odacık yerine yer yüzeyine inşa ediliş mega yapılar görürler. Üsse girdiklerinde onları  Sarper adında genç bir bilim adamı karşılar. Sarper eşliğinde 11 üye ve grubun başkanı olarak bilinen Briant bir aya yakın sürede çalışmalarını yeni üstte başlatırlar. Şimdi dicen ki daha önce nerde çalışıyolardı… Sanane… Dur bi yaa ala alaaa az bekle…

Sarper projeye bir asistan olarak Briant tarafından ekibe alınmıştı. Yirmi iki yıldır ilerleyen bu projeye en son Jilly dahil olmuştu ve bu da tam 18 yıl önceydi. Gruba yeni birinin dahil olacağını öğrenen 11 bilim insanı ilk duyduklarında şaşırmışlardı. Lakin Briant 18 yılda kat ettikleri ilerlemenin bu genç sayesinde çok daha hız kazanacağını biliyordu. Babacım Briant’e kafa yorma Sarper’e odaklan… Orta boylu,  fit bir genç düşün 20 yaşlarında… Canavar…

Briant bu süreçte Sarper’e proje hakkında bilmesi gereken son detayları aktarıyordu. Sarper projenin tüm alanlarına hakim olduktan sonra kendisine verilen görev için sadece 11 ay olduğunu öğrendi. Görev tabi. Çay dağıtsın die mi işe aldılar elemanı…

Proje üç farklı parça üzerinde gelişiyordu. Rampa… Araç… Yörünge…

Sarper bu projeyi tamamen tesadüfen bir kongrede öğrenmiş ve Dr.Briant’e ulaşabilmek için bir ay uğraşmıştı. Tabi bu Sarperin bildiği kadarıylaydı.

Proje temelde zaman uzayında ileriye yönelik yolculuğu içeriyordu ve bu Hız = Yol / Zaman formülü ile doğru orantılıydı. Yani yeteri kadar hıza sahipseniz zamanı geçmeniz mümkün. Bunu “Back to the Future” filmindeki araçla yaptıklarını hatırlarsınız belki. Lakin film gereği o araç ile yapıldığı farz edilen hız aslında ihtiyaç duyulan gerçek hızın 945 nobilyon da 1 i kadardı. İşin içine fizik girdiğinde istenen bu hıza dünya üzerinde ulaşmak imkansızdı. Şimdi bu burda ne diyor diceksin… İş derinlere indi fizik falan var bak gel şöle…

Dünyada her cismin dünya merkezine uyguladığı bir kuvvet vardır buna yer çekimi denir. Ve yerçekiminin Dünyadaki değeri de 9.81 Newtondur. Eğer siz hızlanmayı yatay düzlemde yaparsanız, yerçekimi nedeni ile sürtünmeyi asla sıfıra indiremezsiniz.

Eğer siz hızlanmayı Atmosferin son katmanı olan Ekzosferden yerküreye doğru dik bir şekilde yapacak olursanız bu yerçekimine meydan okumadan ona doğru çekilmenizi yani hızlanmanızı sağlar tabi sürtünme işini çözmeniz şart.

Sürtünmeyi çözseniz bile 9.81 N yerçekimi ve Ekzosferden yerküreye kadar olan mesafe size yine yetmeyecektir.

Peki yerçekimi dediğimiz kütle çekim kuvvetini arttırabilirmiyiz. Şöyle düşünün bir mıknatısı çiviye yaklaştırın. Mıknatıs çiviyi yızla kendine çeker… Şimdide o mıknatısa elektrik yükleyin ve çiviye tekrar yaklaştırın. Çivi bu kez daha hızlı bir şekilde çekilir. Ozaman bizim dünyaya elektrik mi yüklememiz lazım… Yok artık… Diyenler olabilir…

Dünyadaki kütle çekim kuvveti sabit bir değer olduğu için değiştirilemez. Peki ya NASIL olacak da zamanı bile geçecek hıza erişeceğiz…? Fizik anlatcaz derken karakterleri unuttuk…

Briant (Unuttunmu lan hani porjenin ilk kurucusu) 22 yıl önce bu hıza nasıl ulaşacaklarını anlattığında tüm bilim dünyası ona gülmüş ve sırtını çevirmişti…

Kendi kendime mi yazıyom acaba? ORda kimse var mı? İki eleştiri yapın yav ne bileyim yerin dibine sokun hikayeyi falan. Bişi diyin bi yorum atın… Etkileşim falan yapın…

Write a comment