Pizza Kutusundaki Hayaller

” Büyüdüğünde ne olmak istiyorsun? ”

” Sana ne be kardeşim bırak bi büyüyelim aq. ” demek çok isterdim… Sınıf ya 2 ya 5 sene ya 2001 ya 2004… Hoca geçmiş masasına, ileride ne olmak istersiniz diye soruyor herkese… Düşün işte ortam çok ciddi…

Neyse ben çok salak bir çocuktum bana pilot ol sen derlerdi bende pilot olcam derdim.

Dur o konuya gelecem ama asıl o yıllardan hatırladığım şey şu… Sınıfta en arkada oturan adını tam hatırlamadığım bir arkadaşa sıra gelmişti, tabiii öncesinde doktorlar, mühendisler, pilotlar havada uçuşuyordu… Çocuk kalktı ve ben “Tır şoförü olacam öğretmenim” dedi.

Sınıf şok, kilit, kahkaha basmış ortamı… Neden bilmem bende gülüyorum. Muhtemelen sürü psikolojisinin bana olan etkilerini henüz göremediğimden olsa gerek.

Hoca başka ne olmak istiyorsun diyor. Çocuk ısrarcı “Tır şoförü öğretmenim”… Hoca baktı olmucak çok durmadı üstünde ve sıradakine sordu ve o gün bitti…

O arkadaşımın şimdi ne olduğunu bilmiyorum ama tır şoförü olmadığını biliyorum. Ama şimdi kendisini taktir ediyorum.

Neyse demem o ki biz, bize ne gösterilirse o olmak ister, onu düşlerdik. 

Düşünsenize henüz 8 veya 10 yaşındayım ve aklımda havadaki ortalama hızı 1910 km/sa olan F/A-18 Hornet tipi bir avcı uçağını kontrol etmek var.

O yaşlarda bu mükemmel bir hayal… İşte o yaşlarda sadece… Sonra aile seni alır 8. sınıf sonunda “Askeri Lise” adı altındaki bir okula kayıt için sınava sokar. Birçok çocuk gibi bende henüz ilk hayal kırıklığımı o gün yaşadım.

Halbuki düşünüyorum da o hayal benim hayalim değilmiş ki. Bana hayal et demişler etmişim. Neyse ben çok da takmam bunu ailem yine umutlu ama beklenti düşmüş.

Sonuçta TSK’nın yaptığı sınavda kapasitenizin bir uçağı kontrol etmeye yetmeyeceğini ispatlayan bir sınav sonucunuz var. Ama aile bunu kabullense bile yinede bir uçak teknisyeni falan olsaydın gibi düş kırıntıları arar olmuş.

Ben lise yıllarımda ne uçak merakı içindeyim ne uçma. Bana herkesin dediği gibi pilot olma isteği de kalmamış zira TSK “olamazsın paşam” demiş zaten. Haaa iyi kide demiş…Şuan bir uçağı kaldırıp indirmenin, onu uçurmanın (havada kontrol etmek) o kadar saçma bir şey olduğunu düşünüyorum ki anlatamam…

Bir uçak yapabilecekken neden sadece onunla uçmayı bana düş olarak önüme sunduklarını anlamış değilim… Bana neden hiç kimse bir uçağın modüler yazılımlarını geliştiren kişi olabileceğimi, uçağın gövde mimarisini tasarlayabileceğimi, uçağın elektronik donanımları üzerinde geliştirmeler yapabileceğimi…  söylemedi?

Şuan bir çok arkadaşım evlendi ve çocuk sahibi, acaba onlarda çocuklarına doktor, pilot, astronot olmayı mı düşletecekler? Yoksa onlara neler olabileceklerini anlatıp seçimleri çocuklarına mı bırakacak?

Hoş seçimi çocuğa bıraksan bile onu engelleyen bir OKS, ÖSS, KPSS ve adını bilmediğim bir çok sınav var…

Neyse bunu zaten okuyan olmaz ama yine de ben buralara bir not bırakayım… Çeyrek asırlık yaşantımın bana öğrettiği şey, her insan bir neden için doğmuştur ve o nedeni aslında yine o insan belirler… Kendi nedenlerinizi oluşturun… Oluşturun ki hayatın size sunduğu “varsayılan” değerlerin arasında kaynamayın…

 

Write a comment